T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI MANİSA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

MESİR MACUNU KARMA TÖRENİNDE RENKLİ GÖRÜNTÜLER

MESİR MACUNU KARMA TÖRENİNDE RENKLİ GÖRÜNTÜLER

 Manisa’da 25-30 Nisan tarihleri arasından kutlanacak olan 477. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivalinin Karma Töreni renkli görüntülere sahne oldu.

Cumhuriyet Meydanı'ndaki törenin ardından Valilik binası önünde İl Protokolünün katılımıyla kortej yürüyüşü başladı. Mehter takımının önde bulunduğu kortejde temsili Hafsa Sultan ve nedimeleri ile Manisa'da yetişmiş temsili Osmanlı şehzadeleri ve protokol üyeleri yer aldı. Sultan Camii Bimarhanesi’ne kadar Mehter Marşı eşliğindeki korteje vatandaşlar sevgi gösterisinde bulunarak alkışladı.

Tarihi Sultan Camii Bimarhanesine Mehter Marşı eşliğinde giren protokol üyelerinin yerini almasının ardından okunan Mesir İlahisi ile Mesir Macunu Karma töreni başladı.

Törende ilk konuşmayı yapan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık “Geleneksel Mesir Festivalimizin 16. yüzyıla dayanan köklerinin bugün 477'nci kez kutlanacak olmasının sevinci içerisindeyim. Manisa'nın eşsiz güzellikteki bitki örtüsünün 41 çeşit baharat ve bitki karışımı ile Merkez Efendi'nin ilmi bilgileriyle harmanlanıp Hafsa Sultan'a şifa kaynağı olan Mesir Macunu yüzyıllar boyunca şifa ve umut olmuştur" diye konuştu.

Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik, “477'ncisini gerçekleştireceğimiz Mesir Macunu Festivali merhamet medeniyeti torunları, mirasçıları olduğumuzun bir göstergesidir” diye konuştu.

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün ise Türk medeniyetinin çeşitli kültürel varlıklarla birlik ve beraberliğini daim ettirdiğini vurgulayarak, “477 yıldır kutladığımız birlik ve beraberliğimizi simgeleyen Mesir de bunlardan sadece bir tanesi. Ayşe Hafsa Sultan'ın 'Bana şifa olan bu macun her yıl Nevruz ayında tüm halkıma saçılsın' fermanıyla 5 asırdır süregelen bu önemli festival, Manisa'nın yurt içinde ve yurt dışında tanıtılmasına da önemli bir katkı sağlıyor" dedi.

Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer, “Türk milleti için, Türkiye'miz, Türk Kültürü için özel bir önem taşıyan Mesir Macunu Karma Törenini ilk kez sizlerle paylaşıyorum. Bu anın ruhumda oluşturduğu duyguları kelimelerle anlatmakta zorlanacağımı hissediyorum. Ama öncelikle 477 yıldır Manisa'nın Türk milleti adına sürdüre geldiği bu geleneğin bugünlere bizlere taşınmasında Manisa Valiliği ile birlikte bu organizasyonun sorumluluğunu üstlenen, hatta ağırlığın büyük bir kısmını hepimiz adına çeken Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığımıza, Şehzadeler Belediye Başkanlığımıza, Mesir Derneğine çok çok teşekkür ediyorum" dedi.

Vali Güvençer şunları söyledi: “Muhtemelen yeniden çiçek açmak, yeniden meyveye durmak, yeniden yola koyulmak üzere şöyle bir durmak, yeniden muhakeme, muhasebe etmek, güç toplamak, olgunlaşmak üzere bahşedilmiş kış mevsimi bitti. Yenigün, nevruz ile birlikte 21 Mart ile birlikte bütün dünya insanlığıyla beraber baharı kucaklıyoruz. Demirden dağları eriten inanç ateşiydi, muhabbet ateşiydi, azm ateşiydi. Bu ateşin Rabbine öncelikle sonsuz hamdu senalar olsun. Demirden dağlara insan karşısında boyun eğdiren, dağlardan aşan yolları, bu yolların imanlı yolcularını, bu yolculara refakat etmek üzere kitabı ve Resulullahı bahşeden Allah’ımıza sonsuz şükürler olsun. Her yeni nefes, her doğan yenigün, her bizi kucaklayan mevsim bir lütuftur, bir fırsattır, bir açılan yeni yoldur. Bilmek, fark etmek, şükretmek ve yola koyulmak gerek. Bunu sembolize etmek üzere yürüdük hep birlikte. Menzilimiz kutlu ve uzaktır. Ama bu kutlu uzak menzile atılan her adım, menzilin mukaddesatı kadar mübarek ve mukaddestir. Bu yolun yolcularına ne mutlu. Elbette yürümek gerek dağları aşmak üzere, gerektiğinde demirden dağları eritmek üzere. Kitabın ve rehberin refakatinde elbette. Elbette imanımızı tazeleyerek, o imandan güçlenen nefesimizle tabiata bir şeyler vererek. Ama yalnızca yürümek yetmez. Yürürken 41 baharatın sembolize ettiği binbir rengi fark etmek gerek, binbir kokuyu koklamak, binbir tadı tatmak gerek. Sadece farkında olmak da yetmez. Farkında olunan bu binbir çeşidin, binbir rengin, mahir, hakim, hikmetli bir yürekçe, bu yüreğin yönlendirdiği elce, usulünce, adabınca, ölçüsünce, miktarınca bir araya getirilmesi gerek. Bir Merkez Efendi olmak gerek, farkında olmak, bilmek yetmez, binbir kokuyu, binbir tadı, binbir kokuyu bir araya getirip bir şifa elde ettiğinizde, bunu bütün Dünya insanlığı ile paylaşmak üzere merhametli, mümin bir yürek gerek, Hafsa Sultan olmak gerek. Müşahhas manada belki 41 baharat, belki bu baharatın karıldığı kazan, belki bu baharatların oluşturduğu şifa, mesir macunu, bizim malımız, bizim mirasımız, bizim eserimizdir. Ama bizim asıl malımız olan, asıl sahiplenmemiz gereken Merkez Efendinin, Hafsa Sultanın temsil ettiği o hikmetli, o merhametli yürek, merhametli eldir. Manisa bu kıymetli değerlerin mirasçısı, sahibi, bütün dünyaya Allaha çok şükür sunucusudur. Manisa sözlerimin hemen başında bahsettiğim o derin, engel tanımayan dağları eriten muhabbetli, inançlı, azimli, insanların memleketidir. Bu manada Manisa’yı, Manisalıları kutluyorum. Sadece bir şeyleri hatırlamak, hatırlatmak üzere, biraz sonra inşallah dualarımızla, besmeleyle, şükürlerimizi katarak, sembolik anlamda mesirimizin ilk harcını kazana koyacağız. Ama bu, bizim yürümek anlamındaki mutlak kararlılığımızın menzile, maksuda, maşuka dair şaşmaz inancımızın, çevremizde olup bitenlere dair müdrik zihnimizin ve kalbimizin bir işaretidir. Biz yola çıktığımız bu ilk adımda insanlığın, Türk Milletinin azmini, kararlılığını, teslimiyetini temsil edeceğiz. Bu inançla, bu şuurla yürüdüğümüz müddetçe de önümüzde ne engeller kalacak, ne aşılmadık dağlar kalacak, hep birlikte yürüyeceğiz, çoğalacağız, çoğaltacağız, dünya ufkuna bir aydınlık nuru olarak, bir bereket muştusu olarak geleceğiz inşallah. Yolumuz, yordamımız, usulümüz, inancımız, menzilimiz hayırlı, mübarek olsun. Manisa’nın Manisalıların yenigünü, yeni günde oluşturdukları, tazeledikleri inançları ve iradeleri hepimize kutlu olsun.”

Konuşmaların ardından Manisa İl Müftüsü Sinan Cihan’ın okuduğu dua sonrası protokol üyeleri kazandaki Mesir macununu kardı. Karma töreninin ardından vatandaşlar kazanın içindeki dualı Mesirden almak için birbiriyle yarıştı.

Tören sonunda protokol tarafından vatandaşlara lokma dağıtıldı.

Mesir macununun içindeki baharatlar

Tarçın, karabiber, yeni bahar, karanfil, çörek otu, hardal tohumu, anason, kişniş, zencefil, tarçın çiçeği, zerdeçal, Hindistan cevizi, rezene, kebabiye, sinameki, sarı halile, vanilya, darıfülfül, kakule, havlıcan, zulumba, hıyarşembe, safran, iksir, kimyon, galanga, çam sakızı, mirsafi, meyan balı, şamlı şaşlı, limon kabuğu, kremtartar, zağfiran, udülkahır, çöpçini, eskir, tiryak, ravend, limon tuzu, tekemercini tohumu, günbalı.

Saçım töreni30 Nisan’da

Merkez Efendi tarafından 41 çeşit baharatın karışımıyla yapılan ve Yavuz Sultan Selim'in eşi Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Ayşe Hafsa Sultan'ın hastalığına şifa olan mesir macunu, 30 Nisan günü 477. kez Sultan Camii’nin kubbe ve minarelerinden halka saçılacak.